Academy International Journal of Humanities and Social Sciences
https://hssjournal.com/index.php/pub
<p>Academy International Journal of Humanities and Social Sciences, insan ve toplum bilimleri alanında üretilmiş seçkin çalışmaları akademik çevreyle buluşturmayı hedefleyen uluslararası hakemli dergidir. Alana katkı sağlayacağını düşündüğümüz disiplinlerarası çalışmalar da değerlendirilmektedir. Yılda 4 sayı olarak planlanan dergi açık kaynak ilkesi ile yayın yapmaktadır.</p>Gültekin Gürçaytr-TRAcademy International Journal of Humanities and Social Sciences2822-6992LİSE ÖĞRETMENLERİNİN Z KUŞAĞINA YÖNELİK ALGILARININ METAFORLAR YOLUYLA BELİRLENMESİ
https://hssjournal.com/index.php/pub/article/view/40
<p>Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını ve sıkıntılarını paylaşmış nesillerin oluşturduğu kuşak kavramına son yılların popüler kuşağı olan Z kuşağı eklenmiş bulunmaktadır. Milenyum sonrası doğanların oluşturduğu nesil olan Z kuşağının tercihleri, amaçları, hayata bakış açıları ve sahip oldukları değer yargıları gibi birçok konu önceki kuşaklara göre Z kuşağını önemli kılmıştır. Günümüz neslini diğer nesillerden en çok ayıran özellikler olan özgürlük, kendine güven, teknoloji bağımlılığı ve bireysellik bu kuşağın araştırmacılar tarafından bilimsel olarak incelenmesine zemin hazırlamıştır. Bu araştırmanın temel amacı, liselerde görev yapan öğretmenlerin Z Kuşağına yönelik sahip oldukları algıları metaforlar aracılığıyla belirlemektir. Bu çalışmada, nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu liselerde görev yapan 131 öğretmen oluşturmaktadır. Kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle ulaşılan katılımcılara, araştırmacılar tarafından geliştirilen bir görüş alma formu uygulanmıştır. Form iki bölümden oluşmaktadır. Formun birinci bölümde katılımcıların demografik bilgilerine yer verilmiştir. İkinci bölümde ise katılımcıların, “Z kuşağı……. benzemektedir. Çünkü…” ifadesini tamamlamaları istenmiştir. Çalışma sonunda elde edilen veriler içerik analizine uygun olarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların Z kuşağına yönelik görüşleri sekiz kategoride toplanmıştır. Bunlar; Amacı olmayan kuşak (26), tüketim kuşağı (23), teknolojik kuşak (18), kuralları olmayan kuşak (17), umudu olmayan kuşak (15), bencil kuşak (14), umut vadeden kuşak (11) ve gizemli kuşak (5) şeklinde metaforlar ile oluşturulmuştur. Çalışmada üretilen metaforlar incelendiğinde öğretmenlerin büyük çoğunluğunun Z kuşağının amaçsız olduğuna, hazırı tüketmeye alışkın ve sosyal medya ortamından kopamadığına dair algılara sahip olduğu anlaşılmaktadır.</p>Birsel AYBEKserdar koç
Telif Hakkı (c) 2026 Academy International Journal of Humanities and Social Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-152025-12-153311910.5281/zenodo.18288968TRANSHÜMANİZM VE POSTHÜMANİZM YAKLAŞIMLARINDAKİ İNSAN ANLAYIŞININ VAROLUŞÇU FELSEFE BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ
https://hssjournal.com/index.php/pub/article/view/47
<p>Transhümanizm ve posthümanizm kavramlarının, sanatsal, kültürel ve felsefi temellerinin yüzyıllar öncesine dayandığını ifade etmek mümkündür. Bununla birlikte 21. yüzyılın başlarından itibaren biyoteknoloji, nanoteknoloji, genetik mühendisliği ve yapay zeka teknolojisi gibi bilim alanlarındaki hızlı gelişmelere paralel olarak bu kavramların literatürdeki kullanımının yaygınlaştığını ve felsefi bağlamda da tartışılmaya başladığını görmekteyiz. Bu noktada, bilim ve teknoloji endeksli kavramlar olan transhümanizm ve posthümanizm, insanın geleceği ve insan-merkezli düşüncenin sınırları üzerine odaklanan iki ayrı ama birbiriyle ilişkili felsefi ve kültürel yaklaşımlar olarak karşımıza çıkmaktadır.</p> <p>Çalışmamızın odak noktasını oluşturan transhümanizm ve posthümanizm kavramları insanlığı dönüştürme ve teknolojik insan anlamında yeniden inşa etme düşüncesinde ortak bir tavır içindedirler. En temel farkları ise; transhümanizm, teknoloji çağını insanın gelişme sürecinde bir araç olarak kullanmakta iken posthümanizm, sadece araç olarak kullanmakla kalmaz ve teknoloji çağı ile insanı bütüncül hale getirmek ister. Özellikle posthümanizm, hümanizmin tersine insan merkezli bir anlayışa sahip değildir. Posthümanizm, insana benzersizlik atfeden ve insana diğer varlıkların üzerinde bir konum biçen her türlü hümanist yaklaşımları ve kültürel kabulleri eleştirir. Gelinen noktada, yapay zeka ve teknoloji çağında karşımıza çıkan, yarı insan yarı makine özelliğinde olan ve transhümanizm sürecinin sonunda ulaşılan varlığa ‘<em>posthuman</em>’ adı verilmektedir. Transhuman’ı <em>Homo sapiens</em>’ten ‘<em>posthuman</em>’a geçiş sürecindeki dönüşüm hali, posthuman’ı ise bu sürecin sonunda ulaşılan varlık olarak niteleyebiliriz. Söz konusu ettiğimiz bu iki yaklaşımın teknoloji merkezli insan anlayışının aksine varoluşçu felsefe, insanı merkeze alarak; varoluşun özden önce geldiği ve bilinç sahibi insanın özgür eylemleriyle sonradan kendisini inşa ettiği ilkesinden hareket eder. Bu doğrultuda çalışmamızda, yapay zeka odaklı <em>teknolojik insanı</em> merkeze alan transhümanist ve posthümanist yaklaşımların insan anlayışlarının; varoluşçu felsefenin temel kavramları ve ilkeleri açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.</p>VEDAT ÇELEBİ
Telif Hakkı (c) 2026 Academy International Journal of Humanities and Social Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-152025-12-1533203110.5281/zenodo.18289255BİR SOSYAL DIŞLANMA UNSURU OLARAK: CİNSEL KİMLİK
https://hssjournal.com/index.php/pub/article/view/38
<p>Sosyal dışlanma ve ayrımcılık pratikleri gündelik hayatın işleyişini, bireylerin psikolojik ve fiziksel bütünlüğünü ve yaşam güvencelerini tehdit eder. Ayrımcılığın ve sosyal dışlanmanın her boyutu birbirinden etkilenmekte ve birbirini etkilemektedir. Farklı cinsel kimliklere sahip bireyler toplumda dezavantajlı olarak nitelendirilen gruplar içinde bulunmaktadır. Yaşlılar ve engelliler gibi diğer dezavantajlı grupların aksine görünürlükleri, yaşamlarını olumlu şekilde etkilememektedir. Bu çalışma, toplumda dezavantajlı bir grup olarak nitelendirilen farklı cinsel kimliklere sahip bireylerin toplumsal kabul görme ve sosyal dışlanma süreçlerinin incelenmesini amaçlamaktadır.</p>Asude Zeynep Aral
Telif Hakkı (c) 2026 Academy International Journal of Humanities and Social Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-152025-12-1533324210.5281/zenodo.18289375KEDİLERDE KİŞİLİK BOZUKLUKLARI
https://hssjournal.com/index.php/pub/article/view/41
<p><strong>ÖZET</strong></p> <p><strong> </strong></p> <p>İnsanların bu hayatta yapmış olduğu yanılsamalardan birisi de ve belki hatta en önemlisi de bu hayatta tek başına yaşadığı ve hayatı tek başına yönlendirebileceği yanılgısıdır. Halbuki bu evrende sadece insanlar değil hayvanlar ve bitkilerde yaşamaktadır. Kültürel açıdan geri kalmış toplumlarda insanlar tarafından hayvanlara ve bitkilere inanılmaz eziyetler yapılabilmektedir. Günümüz dünyasında bir ülkenin ekonomik açıdan gelişmiş olması o ülkenin kültürel açıdan da gelişmiş bir ülke olduğu anlamına çoğu zaman gelmemektedir. Günümüzde çoğu gelişmiş ekonomiye sahip ülkede hayvan hakları ve bitki hakları çok düşük düzeylerde bulunabilmekteyken, ekonomik anlamda gelişim düzeyi düşük ülkelerin bazılarında ise kültürel gelişim nedeniyle hayvan ve bitki hakları çok daha ileri boyutlarda olabilmektedir. Günümüz dünyasında çoğu ülkede insanlar; hayvanlar ve bitkiler üzerinde de etkin olabilmektedir. Bu etkinlik çoğu zaman hayvanlar ve bitkilerin doğal yaşamlarına müdahale biçiminde de olabilmektedir. İnsanlarda görülen kişilik bozukluklarının büyük bir çoğunluğu kedilerde de görülebilmektedir. Kedilerde görülen kişilik bozuklukları çoğu zaman müdahalesiz bir biçimde kendiliğinden çok kısa sürede geçebilirken insan kaynaklı nedenlerle kedilerde oluşabilen kişilik bozuklukları ise çoğu zaman çok uzun süreler geçmeyebilmektedir. Bu çalışmada Kedilerde oluşabilen kişilik bozuklukları ve bu kişilik bozukluklarının çözüm yolları üzerinde durulmuştur.</p> <p> </p> <p><strong>Anahtar Kelimeler: </strong>Kediler, Kişilik Bozuklukları, İnsan Faktörü.</p>murat kara
Telif Hakkı (c) 2026 Academy International Journal of Humanities and Social Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-152025-12-1533434810.5281/zenodo.18289593RESMİN YAPISÖKÜMSEL PLASTİK ANALİZ UYGULAMASINA BİR ÖRNEK OLARAK PAUL CEZANNE’NIN MONT SAINTE-VICTOIRE AND THE VIADUCT OF THE ARC RİVER VALLEY ADLI ESERİ
https://hssjournal.com/index.php/pub/article/view/54
<p>Yapısökümsel analiz her türden insan yapımı<br>kurum, metin yahut sanat eserine, onu meydana<br>getiren müessis düşünce dahil, uygulanabilir<br>okuma yaklaşımıdır. Ancak yapısökümsel<br>yaklaşım nihayetinde bir analizdir ve bu analiz<br>yalnızca ele alınan, sökülen yapının onu<br>meydana getiren parçalara, unsurlara bölünerek<br>ayrıştırılması, envanterinin çıkarılması<br>işlemden ibaret değildir. Ama sökülerek<br>ayrıştırılan parçalarla yeni yahut başka bir yapı<br>inşa, tesis etme işlemi de değildir.<br>Yapısökümsel yapı okuma yaklaşımı yalnızca<br>Post Yapısalcı filozof Jacques Derrida’nın, Batı<br>felsefesinin mihenginde yer aldığını ve oldukça<br>yaygın ve temelli bir gelenek oluşturduğunu<br>düşündüğü hâkim ve müessis düşünce<br>mantığının işleyişindeki keyfiliğe, dolayısıyla<br>temelsizliğe, uzlaşımsallığa dolayısıyla<br>namütenahi karakterini belirleyerek göstermeye<br>odaklanılan bir çözümlemeci, ayrıştırıcı okuma<br>ve idrak stratejisidir. Bu çalışmada, dolayısıyla,<br>varlık dünyasında daha önce var olmayan,<br>tamamen sanatçısının yaratıcı düşüncesi<br>temelinde varlık kazanmış olan sanat eseri bir<br>resmin, sanatçısının müessis düşüncesinin,<br>kararının keyfiyeti sonucu tesis ettiği bir yapı<br>olduğu gerçeği baz alındığında zaten<br>sökülebilirlik üzeri yaratıldığı varsayımından<br>hareketle, sanat tarihinde bilinen bir eser örnek<br>olarak ele alınmıştır. Çalışma, Cezanne örneği<br>üzerinden, sanatsal düşüncenin belli şartlara<br>matuf olduğu, ilanihaye devam etmediğini<br>sanatçının sanatsal kariyeri incelenerek seçilen<br>bu örneğin de sanatçının belli şartlara dayalı bir<br>dönemine, Proto Kübist evresine tekabül eden bir eser olduğu tespit ve analiziyle çalışmanın<br>problematiği aydınlatılmıştır. </p>Abdulsemet Aydın
Telif Hakkı (c) 2026 Academy International Journal of Humanities and Social Sciences
https://creativecommons.org/licenses/by/4.0
2025-12-152025-12-1533495510.5281/zenodo.17335584